Bir Şehit Bin Şahit
BİR ŞEHİT BİN ŞAHİT
Gazze! Ölümle dost yüreklerin diyarı!
Biz biliriz sen de bil! Düşen evlatların değil, kanayan sen değilsin. Bombalar yağarken üzerine, sen daha bir dirençli, daha bir kararlı kalkarsın öldürülen masumlarının düştüğü yerden. Bir ölür, bin dirilirsin. Ana sütüne doyamadan giden bebelerinin toprağa değen bakışlarında, görüşün daha bir keskinleşir.
Bizlerse, sen şehitler verirken, meydanlarda kameralara verdiği pozları, akşam haberlerinde coca cola eşliğinde seyredenlere şahidiz. Vicdanlarını susturmak için attıkları sloganlarla acıkıp mc donalds’daki ‘bir alana bir bedava’ kampanyasını kaçırmayanlarımız var bizim. ‘İsrail Kahrolsun’dur, ‘Filistin halkı direnmelidir’ de aralarda ‘boğazım kurudu’dur, ‘turkuaz su’dan kafaya dikenler biliriz. ‘Hükümet Göreve’dir, Hamas’a binlerce Selam’dır da seslendiğimiz hükümetin katillerle yaptığı silah sözleşmeleri aklımıza gelmez bu sloganları atarken. ‘Gazze’de sapanla atılan taş bedava, İsrail’e ise kurşun için para lazım’ der gibi kredi kartlarına yüklenecek üç beş liralık puan derdiyle yaparız biz carrefour’daki alışverişimizi. Protesto meydanlarında dilimizle İsrail’e destek veren Amerika’ya göndermeler yaparken efkârımızı ciğerlerimize çektiğimiz marlboro’larla dağıtırız. Ariel’le yıkanmış elbiselerimizin içinden Ariel Sharon’a küfrederiz.
Gazze! Hal böyleyken düşen evlatların değil, kanayan sen değilsin. Sen değilsin bu şekilde sattığımız, ruhumuzdur bizim. Üzerine yağdırılan bombalar senin için sonsuzluğa karışacağın kanatlar olurken, bizler yüreklerimizde kendi cesetlerimizi taşırız.
Ve Gazze biz biliyoruz, sen şunu da bil! Ölümünü hakikatlere şahit kılan her şehidin, dünya üzerinde hayatını hakikatlere şehit kılacak yüzlerce şahit diriltiyor.

